Saç Yaşınız

Saçlarınızın ne kadar yaşlı olduğunu biliyor musunuz? Muhtemelen bilmiyorsunuz ve saç yaşınızın kronolojik yaşınız ile aynı olduğu konusunda fikir yürütüyorsunuz. Oysa saç yaşı ile kronolojik yaş arasında bir fark vardır. Kronolojik yaşınızda (doğduğunuz günden bugüne kadar olan yaş) siz ne yaparsanız yapın, her geçen yıl bir yaş daha haneye eklenmiş olacaktır. Oysa saç yaşı, “biyolojik yaş” ile alakalıdır ve biyolojik yaştan kaynaklı belirtilerin en fazla göze göründüğü yerdir. Saçlarımızı, biyolojik yaşımızın vitrini olarak düşünebiliriz. Peki, kusursuz olmasını istediğimiz saçlarımızda bu denli etkili olan biyolojik yaş nedir? Biyolojik yaş, yaşantımız boyunca beslenme tarzımız ve yaptığımız egzersizler ile belirlenmektedir. Tükettiğimiz yiyecekler ve içecekler, çalışma şartlarımız, yaşadığımız coğrafya, genetik faktörler yaşın belirlenmesinde etkilidir.

Biyolojik yaşınızı genç tutmak sizin elinizdedir. Hatta gün geçtikçe gençleştirebilirsiniz. Düzenli beslenme, uyku, spor ile bu mümkündür. Ne kadar sağlıklı bir yaşam sürdürürseniz, saçlarınızda da buna bağlı olarak doğru orantılı bir gençleşme görülecektir. Biyolojik yaşınızı öğrenmeniz için internet üzerinde birçok test vardır. Birini yapabilir ve yaşınızı hesaplayabilirsiniz.

Saçtaki Yaşlanmanın Belirtileri Nelerdir?

Eğer saçlarınız yaşlandıysa artık saçlarınız eskisi gibi parlak bir görünümün sahibi değildir. Matlaşmıştır. Sönük bir görünüm ile hacimsizlikten kaynaklanan sağlıksız duruş sergiler. Saçlar, tarama ve şekil verme gibi mekanik strese karşı dayanıksız bir hâl alır. Saçlarınız taranırken dahi dökülmeye, kopmaya, kırılmaya başlayacaktır. Saçlar yaşlandıkça kuruyacaktır. Bu durum sizi nemsiz saçların sahibi yapacaktır. Sizi en çok rahatsız edecek olan ise saçlarınız dökülmeye başladığında seyirci kalmanız olacaktır. Gün geçtikçe saçlarınızın seyreldiğini görecek ve eski gösterişli günlerin geçmişte kaldığını düşüneceksiniz. Düşünmeyin! Saçlarınızın yaşlanmasına seyirci kalmayın! Saçlarınızın yaşlanmasını önleyin ve yaşlanmış saçlarınızı gençleştirmek üzere en ideal bakımı uygulamak için harekete geçin.

Bunun için size bir önerimiz var: Schwarzkopft Bonacure serisi Q10 ürünleri  yaşlanmayı önlüyor. Artık saçlarınızın yaşlılık belirtilerinden dolayı eski görkemli günlerine tekrardan kavuşamayacağı düşüncesini bir kenara bırakın ve geleceğe dair umutlanın. Çünkü BC Bonacure Q10 Plus “time restore” anlayışı ile zamanı geri getiriyor.

Schwarzkopft Bonacure Q10, Amino Cell Rebuild Teknolojisi geliştirilmiştir. Saç tellerinin iç kısmına nüfuz ederek, zaman içerisinde etkili ve uzun ömürlü bir onarım gerçekleştiriyor. Böylelikle yeniden yapılanan genç saç telleri kazandırıyor. Q10 Plus ise saçlardaki zamanla kaybedilen keratin proteini takviye ederek, bu yöndeki açığı kapatıyor. Solunum zincirinde enerji üretimi yapıyor, saç köklerini uyarıyor ve dökülmelere karşı önlem alıyor.

Tıpkı bir bebek gibi ipeksi dokunuşu ile kendine hayran bırakan, güneş gibi ışıldayan saçların sahibi olmak artık hayal değil, Schwarzkopft Bonacure Q10 ile  gerçek!

 

Kusursuz Saçların Sırrı Ne?

Çevrenizde, televizyonda, sosyal medyada kısacası bulunduğunuz ve varlığınızı taşıdığınız her alanda kusursuz saçlar görüyor ve bunun sırrını merak ediyorsanız işte birbirinden önemli bakım sırları:

  • Saçlarınızın tipine göre değil, saçlarınıza uygun olan şampuanları kullanın. Nasıl mı? Eğer saçlarınız kuru ise kuru saç tipine uygun şampuan kullanmak yerine kuruluktan kaynaklı olan hacimsiz görünümü sona erdirmek için hacimlendirici şampuan kullanmanız en doğru olanıdır. Elbette hacimli, gösterişli ve böylelikle canlanmış saçların sahibi olmak istersiniz.
  • Kullandığınız saç bakım ürününün tek başına faydalı olacağını düşünmek, ürüne yapabileceğinden çok görev yüklemek demektir. Yerine getirilemeyen ve başarı ile sonuçlanamayan bakım ise size mutsuzluk olarak geri dönecektir. Böylesi bir durumu yaşamamak için saçlarınıza şampuan sonrasında yalnızca krem kullanarak bakım yapmaya bir son verin. Daha iyi ve daha sağlıklı görünüm için saç bakım maskelerinin sağlayacağı yararlardan muhakkak faydalanın. Yoğun ve özelleştirilmiş içeriği ile saç korteksine(iç kısım) derinlemesine nüfuz ederek, etkisi hemen ve uzun süreli olarak gösterir. Kökten uca yenilenmiş sağlıklı ve bakımlı saçlarınızda pamuk yumuşaklığını duyacak ve dokunulası saçların sahibi olmanın verdiği özgüveni hissedeceksiniz.

  • Durulanmayan bakım kremleri, serumlar, spreyler kullanırsanız saçlarınıza son dokunuş etkisinde bulunacaksınız. Böylelikle gün boyu saçlarınızda üstün koruma, parlaklık, yumuşaklık, hoş koku hakim olacaktır.
  • Saçlarınızın sağlıklı olması, sağlıklı beslenmeden geçiyor. Bu nedenle yediklerinize ve içtiklerinize önem vermelisiniz. Nasıl ki yediğinizde size zararının dokunacağını biliyorsanız, aynı oranda saçlarınızın gelişimi için de zararının dokunacağından emin olmalısınız. Saçlarınızın güzelliği için en uzun ömürlü bakımı bu şekilde sağlayabilirsiniz. Peki, sağlıklı saçların sahibi olmak için ne yenmelidir? Bol miktarda sebze, meyve ve protein ile vitamin bakımından zengin olan gıdalar tüketilmelidir. Saç bakım ürünlerinin içeriğini zenginleştirirken doğanın güzelliğinden faydalanıldığını unutmamak gerekiyor.

  • Saçlarınızı yıkadıktan sonra çok fazla işleme maruz bırakmayın. Her ne kadar saçlar ıslakken, kuru yapısına oranla çok daha güçsüz ve kırılgan olsa da saçlarınızı kendi halinde kurumaya bırakabilirsiniz. Böylelikle ısı kullanarak kurutmadan kaynaklı olan zararların ve tarak darbelerinin (mekanik stres) önüne geçmiş olursunuz.

 

Kerastase Bakım Ritüelleri ile Kusursuz Saçlar

Saçlarınızda muhteşem bir dönüşüme hazır mısınız? Sağlıklı bir yapı, güneş ışıltısı, ipek yumuşaklığı ve tıpkı bir gece gibi derinlik kazandırmak aslında hiç de zor değildir. Saçlarınızda boyutlu dalgalar, renk yansımaları için gerekli olan bakıma, bu işlemleri bir ritüel gibi sunan Kerastase ile sahip olabilirsiniz. Gerek salon uygulamaları için profesyonel bakıma ait ürünler, gerekse evde kişisel saç bakımınızı tek başınıza yapabilmeniz için geliştirilmiş olan ürünler sayesinde artık en ufak bir hareketinizde dahi çevrenizi büyüleyen saçların sahibi olacaksınız. Her hareketinizde ayrı bir ışık yansıması ile buklelerinizin dikkat çekiyor olmasının verdiği özgüveni doludizgin yaşayacaksınız.

Özgüven sahibi olmanızı sağlayan Kerastase bakım ritüelleri, saçınızın yapısı için en uygun olanı seçmenizi kolaylaştırıyor. Her serisi ayrı bir saç problemine yönelik iyileştirici özelliği ile bakım görevini yerine getiriyor.  Zengin formülüyle saçlarda hızla etkisini gösteren Kerastase şampuan, Kerastase saç kremi, Kerastase maske, Kerastase saç serumu çeşitleri eşsiz saç dönüşümüne hazırlık yapıyor.

Kerastase ile Güçlü, Parlak, Yoğun ve Sağlıklı Saçlar…

Dönüşümü tamamlamak için etkili bakım ritüeli birkaç adımdan oluşmaktadır. İşte Kerastase bakım ritüelinin ilk adımları: Boyalı saçlar için konsantre renk koruyucu (concentre pixelist), kuru saçlar için konsantre besleyici (concentre oleo-fusion), yıpranmış saçlar için konsantre güçlendirici (concentre vita-ciment), saç dökülmesi gibi yoğunluk kaybı yaşayan saçlar için konsantre yoğunlaştırıcı (concentre densifique) arasından birincil ihtiyacınızı belirleyebiliyorsunuz.

Kusursuz saç görünümü kazandıran ikincil adım seçenekleri ise: Kuru saçlar için besleme yapan Nourishment Booster, disiplin altına alınması zor saçlar için Manageability Booster, boyalı saçlar için parlaklık kazandırıcı Radiance Booster, yoğunluk kaybı olan saçlar için yoğunlaştırıcı Density Booster zenginleştirilmiş formülüyle hazırlanmıştır. Yıpranmış saçlar için güçlendirici ise Reinforcing Booster ile saçınıza en uygun bakımı yapmanız sağlanıyor.

Saçların ihtiyacı olan her türlü bakıma uygun olarak hazırlanan ritüel ile beslenmiş, güçlenmiş, canlanmış, hacim ve  yapı kazanmış saçların sahibi olacaksınız. Üstelik salon uygulamasında saç uzmanınızdan destek alabileceğiniz gibi evinizde de tek başınıza uygulama yapabileceğiniz bir deneyim yaşayacaksınız.

Saç Bakımı Yaparken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Güzel ve sağlıklı saçlara sahip olmak için saçlarınız ve saç deriniz hakkında bilinçli olmanız gerekmektedir. Kendinizi ne kadar iyi tanırsanız, yapacağınız bakımlar o derece doğru, o derece en ideali olacaktır. Saçların bakımı konusunda özellikle de evde saç bakımı konusunda doğru olarak bilinen yanlışlar çok fazla uygulanmaktadır. Doğru olarak bilinen yanlışların da ötesinde hiç bilmemek, büyük bir hatanın saçlarınıza uygulanması ile geri dönülmesi zor olan sonuçlara sebep olur. Peki, doğru bilinen yanlışlar nelerdir? Hiç bilinmeyen fakat uygulandıkça saça zarar veren hatalar nelerdir? Düşündünüz ve aklınıza pek bir şey gelmedi mi? O halde sizin için hazırlamış olduğumuz yazımızı dikkatle okuyunuz ve saçlarınızı bütün zararlardan kurtaracak olan koruyucu zırh etkisindeki bilgiler ile saçlarınızın bakımını yapınız.

Öncelikle saçlarınıza kaliteli bakım ürünleri ile bakım yapıyor olsanız da istediğiniz sonucu neden alamadığınızı belirtelim. Saçlarınıza tamamen saç tipinize özel olarak seçtiğiniz şampuan, krem veya maske ile bakım uyguluyor ve durulama sonrası saçlarınız ıslakken saçınızı tarıyorsanız büyük hata yapıyorsunuz demektir. Saçlarınızı ıslakken tararsanız daha fazla karışmasına ve bu karışıklığı önlemek için de daha fazla fırça, tarak darbesine maruz kalmasına sebebiyet verirsiniz. Bunun nedeni ise ıslak saçların, kuru saça göre daha esnek ve daha hassas olmasıdır. Saçlarınızın hiç olmazsa fazla ıslağını havlu yardımı ile aldıktan sonra tarama işlemine başlarsanız, fazla güç uygulamayacak ve fazla güce karşı dayanıksız kalan saçlarınızın kopmasını, kırılmasını, dökülmesini önlemiş olacaksınız.

Saç Bakımı Yaparken Vurdumduymaz Olmayın!

Oldukça basit bir püf noktası olan saçların ıslakken taranmaması bilgisi ile artık saçlarınız kullandığınız bakım ürünlerinden çok daha fazla başarı elde etmenizi sağlayacaktır. Bir diğer yapılan hatalı davranış ise size ait olmayan şampuan, krem gibi günlük bakım ürünleriyle saçınızın bakımını yapmanızdır. Bir defadan bir şey olmaz denilerek, çıkılan seyahatte arkadaşınızın ya da konakladığınız işletmenin size sunduğu şampuanı kullanırsanız, sizin saç ve saç derinizin tipine uygun olmadığı için saç derisinde aşırı yağlanmadan kaynaklı kokma veya kurumadan kaynaklı gerilme olacaktır.  Buna bağlı kabuklanan saç derisindeki pullanma, tahriş gibi çeşitli problemlere “bir defadan bir şey olmaz” diyerek neden oluyorsunuz.

Saçlarınıza giden güzellikte, yediğiniz yiyeceklerin de etkisi büyüktür. Saçlar, tek başına bir güzellik olarak elde edilmeyen başarıdır. Bu sebeple düzenli ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmeniz gerekir.  Diyet, düzenli uyku, fiziksel aktiviteler toplamında; hacimli, canlı, parlak saçların sahibi olmanız garantisi olan bir başarıdır.

 

 

 

 

 

Saç Bakımı Yaparken Bunlardan Kaçının!

İster kısa olsun, ister uzun olsun her saç yapısının özel bir bakımı vardır. Bazen yağlı saçta fazla yağlanmayı önlemek, bazen kuru saça nem takviye etmek, bazen uzun saçın kök kısmı ile uç kısmı arasında denge kurmak için bakım uygulanmasına ihtiyaç vardır. Hem zamandan kazanmak, hem de maddi açıdan bütçenin çok zorlanmaması için bayanların evde saç bakımı yapmak üzere araştırmaları vardır. Bu yazımızda saç yapısına uygun olan en doğru bakımın tarifini arayanlara, kullanacakları saç bakım ürünlerinin formülünde “bulunmaması”na özen göstermeleri gereken bazı hususlardan bahsedeceğiz. Saçlarınızı ve saç derinizi bütün kalıntılardan temizlemek için tercih edeceğiniz şampuanlarda, şampuan sonrası günlük bakıma devam etmenizi sağlayan saç kremlerinde, daha yoğun etkiye sahip maskelerde ve serumlar ile spreylerde yararlı gibi görünen zararlı maddeler vardır. Öncelikle bu maddelerin ne olduğunu ve saç üzerinde hatta cilt üzerinde nasıl olumsuz etkilere sebebiyet verdiğini bilmek gerekiyor.

Saçlara Zarar Veren Maddeler Nelerdir?

Zararlı maddeler için bir liste yapacak olsak, bu listenin ilk sırasında silikona yer vermek gerekir. Silikon, saçlarda muhteşem bir parlaklık sağlar. Bunu ise saç telinin etrafını görünmeyen bir film tabakası ile kaplayarak başarır. Fakat bu yararlı gibi izlenim bırakmakta olan madde, saçın nefes almasını, nem takviyesinden yararlanmasını önler. Çünkü saç telini sarmıştır ve pulcuklardan saçın korteksine(iç kısım) nüfuz etmesini önler. Ayrıca bir diğer zararı ise kuruyan saçların parlaklığını yitirmesiyle, kırılmalara zemin hazırlamış olmasıdır.

Bir diğer evde saç bakımı yaparken kaçınılması gereken madde ise parabendir. Koruyucu madde olarak bilinen paraben, yalnızca kozmetik ürünlerinin raf ömrünü uzatmak için kullanılmaktadır. Parabenin, insanlarda hormon bozulmasına (endokrin) neden olabileceği ve östrojen hareketini taklitle, üreme ve gelişimi engelleyebileceği öngörülmektedir. Ayrıca paraben, alerjik reaksiyonlara da sebebiyet verir.

Özellikle çocukları ve kadınları hatta erkekleri dahi kokusuyla cezbeden saç bakım ürünleri aromasını sağladığı maddelerden kaynaklanması sebebiyle ciltte alerjik reaksiyona sebep verir. Böylesi durumlardan uzak durmak için mümkün olduğu kadar doğal özlerle üretilmiş esanslı ürünleri tercih ediniz. Bir diğer uyarımız ise saçlarınızda renklendirici ile formüle edilmiş, bakım ürünleri kullanmamanızdır.

En önemli bir diğer zarar ise SLES ve SLS içeren ürünlerdir. Kullanacağınız saç bakım ürünlerinin içerisinde bu ibarelerin yer almamasına dikkat ediniz. Peki, nedir bu SLES ve SLS?

SLES: Sodyum, Lauril, Eter, Sülfat maddelerinin baş harflerinden oluşmuş, zararlar zinciridir.

SLS: Sodyum, Lauril, Sülfat içeren bir ibaredir. Bu iki ibarenin oluşturabileceği zararlar ise bir hayli fazladır.

SLES ve SLS; agresif, tahriş edici, sağlığa zararlıdır. Derinin zarar görmesine yol açarken, kök hücrelere zarar vererek saçların dökülmesine neden olur. Kalp ve ciğer gibi önem arz eden organlarımıza nüfuz ederek, iltihaplara yol açabilir. Çocuklarda ise göz gelişimini engelleyici bir tahribatta bulunabilir.

Saçlarınızın bakımı için seçeceğiniz bütün ürünlerin seçiminde sadece saç tipinize uygunluğuna bakmakla sınırlı kalmayın. Bütün içeriğini okuyun ve kullanacağınız ürünün yararları kadar zararlarını da göz önünde bulundurun.